Alman Meclisi, ülkedeki nükleer enerji santrallerinin 2022’ye kadar aşamalı olarak kapatılması planını kabul etti. Kamuoyu baskısı nedeniyle nükleer enerji politikasında geri adım atmak zorunda kalan Merkel hükümeti, yenilenebilir enerjilerin toplam enerji arzı içinde payını artırarak nükleer enerjiyi ikame etmeyi hedefliyor.
Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre Almanya’da, Fukuşima Nükleer Enerji Santrali’ndeki kazanın ardından yoğunlaşan nükleer enerji tartışmaları, Alman Meclisi’nde yapılan oylamaya sunulan yasal düzenleme 79’a karşı, 513 “evet” oyuyla kabul edilerek neticelendi. Nükleer enerji santrallerinde 2022’ye kadar şalterlerin indirilmesini öngören yasal düzenleme, rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapılmasının da önünü açıyor.
Başbakan Angela Merkel bir süre önce nükleer santrallerin kapatılması konusunda tavsiyelerde bulunmak üzere bir Etik Komisyonu oluşturulmasına önayak olmuş, söz konusu Komisyon da nükleer santrallerin 2021 yılında tümüyle kapatılması yönünde görüş bildirmişti.
Zorlu geçen görüşmelerin ardından alınan karardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Merkel, “İyi yolda olduğumuzu düşünüyorum. Ancak üzerinde düşünülmesi gereken pek çok konu var zira insanlar nükleer enerjinin nasıl devre dışı kalacağını, bu kararın elektrik fiyatlarına ne şekilde yansıyacağını bilmek istiyor. Günün birinde nükleer enerjiyi diğer ülkelerden ithal etmek zorunda kaldığımızı ve enerji dönüşümünü başaramamış olduğumuzu görmek de bizim için bir alternatif değildir. Ancak bunu başarabileceğimiz konusunda iyimserim” dedi.
Koalisyon hükümetinin aldığı karar uyarınca, Japonya’daki nükleer felaket sonrasında, güvenlik kontrolleri amacıyla geçici olarak faaliyet dışı bırakılan sekiz nükleer reaktör tümüyle kapatılacak, ancak bir eski reaktör 2013 yılına kadar enerji darboğazı ihtimaline karşı devreye girmek üzere hazır tutulacak. Diğer 6 nükleer reaktörün 2021 yılında, en yeni 3 reaktörün de 2022 yılı sonunda faaliyetlerine son vermesi öngörülüyor. Büyük enerji şirketlerinden tahsil edilen nükleer yakıt vergisi ise yürürlükte kalacak.
Nükleer enerji dendiğinde akla gelen ilk parti ise Yeşiller. Yeşiller Partisi, geçtiğimiz cumartesi günü hükümetin 2022 sonuna kadar nükleer enerjiden kademeli olarak vazgeçilmesi planına destek kararı almıştı. Ancak Yeşiller’in nükleer enerji karşıtı tavrı 1970’lere dayanıyor. Hatta partililer nükleer santrallere yönelik eylemleri nedeniyle birçok kez devlet otoritesiyle de karşı karşıya geldi. Yeşiller Meclis Grubu Başkanı Renate Künast oylamanın ardından, “Büyük bir gurur duyuyorum. Geçmişte suç sayılan, ayrımcılığa uğrayan bir hareketin neler başardığını görmenin koltuklarımı kabarttığını söyleyebilirim. Hepimiz gayretimizle ülkemizin anlayışını değiştirdik. Çok güçlüyüz! Başkalarının kaybından kazanç sağlamayan sorumluluk sahibi bir ekonomi yaratmak için de bu değişim hareketine devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Almanya halen elektrik enerjisinin yüzde 22′sini nükleer santrallerden karşılıyor. Çevre Bakanı Norbert Röttgen, nükleer enerjiden vazgeçme kararının ülkeyi sıkıntıya sokmayacağını vurgularken, alternatif enerji planları konusunda ayrıntı vermedi. Bakan yalnızca yenilenebilir enerjilerin toplam enerji arzı içindeki payının yüzde 17’den yüzde 35’e çıkartılmasının hedeflendiğini vurguladı.
Öte yandan Federal Hükümet’in nükleer enerjiden çıkış kararı farklı tepkilere neden oldu. Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Caludia Roth, pek çok konunun henüz açıklığa kavuşturulmadığına dikkat çekti.
Alman Enerji Ajansı’nın (Dena) Başkanı enerji uzmanı Stephan Kohler ise Almanya’nın güneyinin söz konusu karardan dezavantajlı çıkacağı görüşünde. Kohler, “Haritaya bir bakın. Nükleer enerji tesislerinin üçte ikisi Almanya’nın güneyinde, üçte biri de Almanya’nın kuzeyi Hamburg ve Bremen’de. Ortada ise termik santraller var. Biz şimdi nükleer tesislerin üçte ikisini kapatacak ve kuzeyde rüzgâr enerjisine ağırlık verecek olursak, bu bize güneyde hiçbir şekilde fayda sağlamaz, çünkü elektrik iletim hatları da yok; her şeyden önce de elektrik üretimi güvencede değil” dedi.
Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü Uzmanı Claudia Kemfert, kararın Alman ekonomisine ivme kazandıracağını savundu ve yatırımların artacağını, yeni istihdam olanaklarının yaratılacağını belirtti. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’da siyasi alanda Yeşiller’in başını çektiği nükleer karşıtı hareket son aylarda yükselişe geçmişti. Deutsche Welle’ den alınmıştır.